Sonsuzluğa Bırakılan İzler

by Eren 30. October 2011 22:40

İnsan, doğduğu zamandan itibaren öldüğü ana kadar, bilinçli ya da bilinçsiz yaptığı eylemlerle kainatta bir rol oynar.
İnsanın oynadığı bu rolün etkisi, kişiden kişiye göre çeşitlilik gösterir. Bazı insanlar vardır, tek başına tüm dünyanın çehresini değiştirir. Benim aklıma dünyayı kötülüğe ve ruhsuzluğa sürükleyen kapitalizmin ilham kaynağı olan Adam Smith geliyor ilk olarak. Bu şahsın fikirlerini, toplumda ve dönemin Amerikasının içinde bulunduğu ekonomik buhrana iş gücünü sömürerek çözüm bulmasının akabinde, dönemin batılı güçlerinnin bu anlayışı temel alarak gerçekleştirdiği sanayi devrimiyle, kapitalizm belasını dünyanın her karış toprağına zerk etmesi bu günkü modern kölelik sistemini ortaya çıkarmıştır.

Bunun tersi olarak iyilik ve genlerimizde saklı duran evrensel ve ilahi ahlak normlarını gün yüzüne çıkaran ve bunları; yaradanın halifesi olarak dünyaya gönderilmiş insana öğreten, Hz. Muhammed S.A.V 'i de tek başına tüm dünyayı iyiliğe ve adalete yönelten biri olarak örnek verebilirim.

Dünyada kötülük ve iyiliğin savaşı Hz. Adem'in ilk çocuklarından bu yana devam ediyor. Herbirimiz  bu iyilik yada kötülük tarafında kendi ruhumuzun derinliğiyle büyük yada küçük birer rol oynuyoruz ve oynadığımız bu rolün değeri kadar değerliyiz yada zalimiz bu dünyada.

Hayatımız bize Allah tarafından bağışlanan yaşam döngüsü neticesinde başladığı noktaya geri dönecek eninde sonunda. Bu döngü içerisinde gerçekleşecek olan dünyaya ait her türlü eylem dünyada kalacak. Dünya ile birlikte yok olacak. Baki kalacak olan ise bizim dünyada iyiliğe ve kötülüğe yaptığımız hizmet. Bu iki zıt olgu adına oynadığımız rol. Bunlar sonsuza kadar baki kalıcak.

Dolayısıyla sonsuza kadar var olacaksa eğer ve benim değerimi ve ebedi akibetimi sonsuzluğa bıraktığım bu izler belirleyecekse ben;

İyi olanı referans almalıyım.

İyi olanın davranması gerektiği gibi davranmalıyım.

İyi olanın konuşması gerektiği gibi konuşup, onun gibi yemeli, onun gibi içmeli, yatmalı , kalkmalı, evlenmeli, ve onun gibi ölmeliyim.

İyi olarak neyi referans alıyorsam ona biat edip ona teslim olmalıyım. Aksini düşünmemeliyim, farklı yöne kafamı çevirmemeliyim, bakmamalıyım bile.

Dilerim ki Allah bu şuuru dünyaya hakim kılsın.

 

 

 

 

 

 

Tags: , , , , ,

Fikriyat

Comments

10/31/2011 4:14:58 AM #

gülsüm

         Aslında insan olarak  Allah'a hakkını teslim etmek ya da  etmemekle başlıyor, iyi ve kötü....
       Allah'a hakkını teslim etmek;  Allah'a kayıtsız ,şartsız teslimiyetle  başlıyor.Ona kendini  kayıtsız şartsız teslim etmenin ardından.Onun zalimce ve haksızca  gördüklerini yapmayıp, iyi ve güzel gördüklerini yapmak geliyor.Geçmişe bir baktığımızda,Mısır  en güzel ,en ferah yıllarını  Hz. yusufla  görüyor.Mekke'nin  varoşları  Hz. Muhammedin  ayak izleriyle  gülüyor.Ve o balçık  Allah'a kul olmakla insanlığa doğru yürüyor. O Allah ki, adeletinden taviz vermeyip  bu sahnede  kötüye de  rol hakkını veriyor.Kulluğun da , köleliğin de  yalnız Allah'a ait olduğunu  beş vakitte ,her rekatta,  kulun  tekrar etmesini    boşuna beklemiyor.Allah'ın ilmine meyletmeyen kul  bunu bilmiyorda,Önce firavunlara ,Aristokrasiye,ardından  fabrika sahiplerine günde bilmem kaç saat kulluk ediyor.Bu kul ekmeği,suyu,sevgiyi ve herşeyi yine Allahtan bekliyor .Es-Sabur  olan Allah  bize gerçekten çok sabrediyor.Çünkü o hakların teslim edileceği bir gün olduğunu  biliyor,bildiriyor.

gülsüm Turkey | Reply

11/4/2011 10:00:29 PM #

Ahmet Serhat

Evrendeki rol;
İşte asıl anlaşılması ve teslim olunması gereken unsur. Kader aslında bu, yaratan var etmiş, bizede tecelli-i zuhur olmak kalmış. Nasıl ki insan vücüdünün herhangi bir noktasındaki hücre kendi nazarında kendini gayri görüyor ama aslında bizden gayrı değilse bizde ondan gayrı değiliz.

Ahmet Serhat Turkey | Reply

Add comment


(Will show your Gravatar icon)

  Country flag

biuquote
  • Comment
  • Preview
Loading



Eren Çetin - 2010
Eren Çetin, Bilgisayar Mühendisi , Yazılım Geliştirme Uzmanı