Doğduğumuz günden öldüğümüz güne kadar, her kalp atışımızda, her nefes alışımızda bir kaygı vardır.
Bu kaygı gerek bilincimize gerekse bilinç altımıza binlerce yıldır süregelen dini olgularla kazınmıştır ki, istesekte istemesekte yaptığımız her eylemde bir ödül yada ceza beklentisi içerisine gireriz.
İnsanlığın yaratılışından beri Allah tarafından iyi ve kötü olarak belirlenmiş davranış şekillerinin hakim olduğu insanların, mücadelelerine sahne oluyor dünya. Açlıktan ölmek üzere olan birine elindeki ekmeği verende var burada, yetim bir çocuğun elindeki lokmayı çalanda.
Kötü için birşey demiyorum. Kötü zaten kendi varlığına hizmet eden katrilyarlarca organizmanın, ona bu dünyada yaşama hakkı veren akıl almaz düzenin farkında değil. Farkında olmadğı bir şeye saygı duyması ve ona değer vermesi de beklenemez. O Ancak değersiz bedenini biraz daha rahat ettirip başkaları nezdinde sahip olduklarıyla gıpta edilmek uğruna hayatını harcamakla meşgul olsun.
Benim derdim iyilerle. Niye iyisiniz kardeşim?
Korktuğunuz içinmi?
İyilik yapmassanız, cezalandırılacağınızdan korkuyorsunuz. Ve yahut cezayı geçtim ödüllendirilmeyi bekliyorsunuz. kiminiz bu dünyada bekliyor karşılığını kiminiz ise Allah tarafından vadedilen sonsuz ödülün peşinde.
Hasta yatağında merhamet bekleyen bir Anne, okul harçlığına ihtiyacı olan yetim bir kardeş veyahut açlıktan ölmek üzere olan Somalili, ölüm sonrası ruhunuz, ölüm öncesi ise egonuz için yüzde binbeşyüz karlı bir yatırım aracı değilmi? Burada yapacağımız iyilikler hayırlar sonsuz kere mükafatlandırılacak, kötülüklerde bir o kadar da cezalandırılacak. Bu meta aklımızın bir köşesinde sürekli.
Peki işin cezalandırılma kısmını çıkarıp atalım aklımızdan bir kaç saniyeliğine. Kötülükler cezasız kalsın. İyilik yapmanında herhangi bir mükafatı olmasın hiç. Buna karşı dinimizce emredilen şeyler aynı kalsın emirler, yasaklar...
Yine uyacakmıydı herkes o buyruklara ceza ve ödül olmadan. Sadece İlahi Varlığa şükran duyarak?
İşte bu soru hakiki insanı diğerlerinden ayıran bir turnusol vazifesi görür.
ceza korkusu ve ödül tutkusu değilde sadece şükran duymak, her anı bu duyguyla yaşamak..
Gaye bu olmalı.
Yeni seneniz güzellikler getirsin.
Eren ÇETİN