Yıl = Yıl + 1;

by Eren 4. January 2010 21:38

 

Yıl = Yıl + 1;

Aslında herşey bundan ibaretken, ne diye her yeni yılın başında yeni temiz sayfalar açarız bakire geleceğimiz için..

Yeni umutlar, çocuksu heveslerle yapılan planlar, "herşey çok güzel olacak" temennileri, kirli olanın selefi olarak açılan tertemiz sayfalar, havada uçuşur şu yeni yıllarda.
Akil olduğum yıllardan bu yana sakil bulduğum bu mesnetsiz lakırdıları, yıllar sonra yine aynı itibara malik olmuş bir vaziyette tekrar edilirken bulmak suretime o pek sık kullanmadığım mağrur tebessümü kondurdu yine.
Görüyorum ki aslında hiç birimiz şu anda yaşadığımız hayattan pekte memnun sayılmayız. Bu yüzden her fırsatta bir milad, bir köşe taşı, dönüşü olmayan  radikal bir karar,  hayatımızı hepten değiştirecek bir an arıyoruz mütemadiyen usanmadan. Yeni yılada bu milada vesile teşkil etmesi için mistik anlamlar yükleyenlere, her hususta bir nebze samimi olmaya gayret eden biri olarak şunu gönül rahatlığıyla, tabiri caiz olmayan bir üslupla sesleniyorum ;
Hiç bir bokun değiştiği yok.

Çünkü, İffetiyle övündüğümüz o bakire geleceğin namusunu biz çok evvelden kirlettik. Biz o defteri boydan boya çamurun içine attık, hangi temiz sayfadan bahsediyoruz?.
Açtığımız her yeni sayfada eskiden kalma o çamurun lekeleri olacak. İstediğimiz kadar kutlayalım bu manasızlığı, istediğimiz kadar yapmacık ümitler takınalım, İstediğimiz kadar güzellikler dileyelim kendimiz ve sevdiklerimiz için. Biz de, onlar da, geçmişte yaptığımız seçimlerin, kendimize ruhumuza kattıklarımız yada eksilttiklerimizin izdüşümünden başka bir şey yaşamayacağız gelecekte.

Bırakalım şu yeni temiz sayfaları artık. Olmayacak ümitleride bırakalım. Kendimizin farkında olalım, zihnimizde, yüreğimizde sakladığımız, yüzleşmekten çekindiğimiz  kirli ve bir o kadarda mahrem gerçeklerimizle, yüzleşelim, barışalım ve kucaklaşalım.
Çünkü;
güzel çirkin ile,
sevap günah ile,
sağlık hastalık ile,
yanlış ta doğru ile
asıl anlamını kazanır, biri olmadan anlamsızdır diğeri. 
Bizler tüm bu zıtlıkları bir arada barındırdığımız için evrenin en üstün en değerli varlıklarıyız.
Hiç bir milada, hiç bir yeni temiz sayfaya, hiç bir tramvaya ihtiyacımız yok o yegane ütopyamız olan "ebedi  huzur"a ermek için.

Huzurun nerede olduğu  kalbimizin en derininde gizli.

Mesele kendi iç dünyamızda cesur bir yolculuğa çıkıp ,  o  enderun'a ulaşabilmektir.

eren çetin

Tags:

Fikriyat

Comments

1/6/2010 6:47:50 AM #

Alim

rastgele kelimelerin yanyana gelmesiyle ortaya çıkan garip sonuçlardan biri daha..!

Alim Turkey | Reply

9/15/2010 10:34:08 PM #

nuran erçetin

Kimliğinden soyunamayanlardan mısınız?
Kimliksizliği bir an hisseden ondan bir daha vazgeçemez...bu sözle olmaz ...
dünyaları... hadi abartmayalım, dünyevi bir dolu şeyi diyelim elinizin tersi ile önceden itmiş, eteğinize pantolonunuza değmeden yanından geçmiş olmalısınız...denenmiş olmalısınız defalarca...belki denenmek gerekmiyordur ..ben denenmiş olmayı daha inandırıcı buluyorum.
Şu anda olduğum nokta her ne ise...oraya uçakla mücevher dökülse dönüp bakmayacağımdan eminim...dünyadaki tüm evler ve arabaalar bağışlansa teneke kadar değeri yok...özgürüm...özgürüm ...
Kısıtlıyım...bir bebek: gitme... kapıdaki kedi :bana kim yemek verecek? penceredeki kumru artık yemsiz mi kalacağım...işte gerçek sınırlar... varlığın sınırları...
Saygılarımla,Sevgiler ve Dua ile...

nuran erçetin Turkey | Reply

9/16/2010 2:03:21 AM #

nuran erçetin

Olmamam gereken bir yerde olduğumu sanmıyorum...inşallah,Amin

nuran erçetin Turkey | Reply

9/16/2010 9:46:55 AM #

gülsüm

bunları gerçekten  hissederek mi yazıyorsun...bir kedi mi kısıtlıyor ya da kumru veya bir bebek...gerçekten  senin için mahdut  bunlar mı? mücevherler,evler,arabalar  gerçekten  ilgini çekmiyor öyle mi? bu yazdıkların sadece dilde mi yoksa  bütün azaları dilinle  bir olmayı başarıyor mu...   saygı, sevgi,ve dua ile...

gülsüm Turkey | Reply

9/21/2010 8:33:17 PM #

nuran erçetin

Aaaa burada bitek ben kafama göre oynuyorum sanıyordum sahiden birileri varmı 21 eylül saat
11:35  artık ortaya yazıyorum.

nuran erçetin Turkey | Reply

9/21/2010 8:43:29 PM #

nuran erçetin

Bu nasıl anlatılır ...denemeye çalışayım.İlk Vectra ya bindiğimde hoşuma gitti Antalya'da benden başkasında yoktu.Bu araba ile gezerken bana bakışların başkalaştığını anladım.Pis birşey.Sonra denizden gelen ıslak rüzgar vectrayı lekeledi  deniz suyu  lekeleri çıkmadı anladım ki
benim emektar arabamdan bir farkı yokmuş.farkı kendimden çok aptal bulduğum arabaya bakanların bakışları oluşturuyormuş.Bir gün Hasanpaşa'da gece işten gelirken arabamla bir adamın arabasına çok yaklaştım.Adam tam Hasanpaşanın işlek yerinde arabadan indi başladı bağırmaya."SEN BU ARABANIN KAÇ PARA OLDUĞUNU BİLİYOR MUSUN"
henüz beni görmedi.Ben de arabayı parkettim indim..Adam beni gördü geri geri gitmeye başladı .yanımda senin gibi kaç tane hıyar çalışıyor biliyor musun.

nuran erçetin Turkey | Reply

9/21/2010 9:19:16 PM #

nuran erçetin

Oğlum ne hissettin yalıda uyurken dün gece?
Git be anne... kurban olsun bizim eve o yalı...

nuran erçetin Turkey | Reply

9/22/2010 4:16:51 AM #

nuran erçetin

Bir kadının kaç mücevheri oluyor.Avuç avuç mu hepsinden var öyle duruyorlar.
çok değerli bir takım inciyi kızıma taktım.Geliniminki de hazır.Gelinime nişanda paha biçilmez bir bilezik taktım satınaldıklarımızdan hariç. kendime ait olanlardan, komşuların dudağı uçukladı.annesi babası bileziği ve taktıklarımızı kıza teslim etmedi alıkoydular...
Kentin en işlek yerinde Döviz bürosuna yarıyarıya ortak idik arkadaşım bana soruyor sizin döviz büronuz vardı da neden haberim yok kardeşim .... nın döviz bürosundan bana ne ki sana ne...
dedim.
Kullandığım arabayı başkası alıp birkaç gün götürürse o arabaya bir daha sahiplenmiyorum.kullanmıyorum... herhalde manyakım.araba kapıda duruyor.ben taksiye biniyorum.bundan kurtulamıyorum...

nuran erçetin Turkey | Reply

Add comment


(Will show your Gravatar icon)

  Country flag

biuquote
  • Comment
  • Preview
Loading



Eren Çetin - 2010
Eren Çetin, Bilgisayar Mühendisi , Yazılım Geliştirme Uzmanı